oyun alanı

مَلْعَب — مَلَاعِب

كَانَ الْأَطْفَالُ يَسْتَمْتِعُونَ فِي مَلْعَبِ الْمَدْرَسَةِ بِكُلِّ سُرُورٍ.

Çocuklar okulun oyun alanında gönüllerince eğleniyorlardı.

سَاحَةُ اللَّعِبِ — ساحات اللعب

فِي عُطُلَاتِ نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ، تَجْلِبُ الْعَائِلَاتُ أَطْفَالَهُمْ إِلَى سَاحَةِ اللَّعِبِ.

Hafta sonları aileler çocuklarını oyun alanına getiriyor.

مِنْطَقَةُ لَعِبٍ — مناطق لعب

مِنْطَقَةُ اللَّعِبِ هِيَ مَكَانٌ مُهِمٌّ لِتَفَاعُلِ الْأَطْفَالِ اجْتِمَاعِيًّا.

Oyun alanı, çocukların sosyalleşmesi için önemli bir yerdir.

İlişkili Kelimeler