oyuna gelmek

فَقَدَ كُلَّ أَمْوَالِهِ بِالْوُقُوعِ ضَحِيَّةً لِعَمَلِيَّةِ احْتِيَالِ الْمُحْتَالِ.

Dolandırıcının oyununa gelerek bütün parasını kaybetti.

يَجِبُ أَلَّا نَنْخَدِعَ بِوُعُودِ السِّيَاسِيِّينَ الْفَارِغَةِ.

Politikacıların boş vaatleriyle oyuna gelmemeliyiz.

İlişkili Kelimeler