oyuncu

أُصِيبَ أَفْضَلُ لَاعِبٍ فِي الْفَرِيقِ وَلَنْ يَتَمَكَّنَ مِنَ الْمُشَارَكَةِ فِي الْمُبَارَاةِ.

Takımın en iyi oyuncusu sakatlandı ve maça katılamayacak.

الْمُمَثِّلُ الشَّهِيرُ يُجَسِّدُ شَخْصِيَّةً مُخْتَلِفَةً تَمَامًا فِي فِيلْمِهِ الْجَدِيدِ.

Ünlü oyuncu, yeni filminde çok farklı bir karakteri canlandırıyor.

مُمَثِّلَة — ممثلات

حَقَّقَتِ الْمُمَثِّلَةُ الشَّابَّةُ نَجَاحًا كَبِيرًا عَلَى خَشَبَةِ الْمَسْرَحِ.

Genç oyuncu, tiyatro sahnesinde büyük bir başarı yakaladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler