pürüz

أَكْبَرُ عَقَبَةٍ وَاجَهْنَاهَا فِي هَذَا المَشْرُوعِ كَانَتْ نَقْصَ المِيزَانِيَّةِ.

Bu projede karşılaştığımız en büyük pürüz, bütçe yetersizliği oldu.

عَائِق — عَوَائِق

يَتَطَلَّبُ تَجَاوُزُ الْعَوَائِقِ الَّتِي تُوَاجِهُ تَعَلُّمَ اللُّغَةِ صَبْرًا.

Dil öğrenirken karşılaşılan pürüzleri aşmak sabır gerektirir.

مُشْكِلَة — مَشَاكِل

المَشَاكِلُ الَّتِي ظَهَرَتْ فِي الاِجْتِمَاعِ أَدَّتْ إِلَى مُنَاقَشَاتٍ طَوِيلَةٍ.

Toplantıda ortaya çıkan pürüzler, uzun tartışmalara yol açtı.

Ayrıca: خَلَل

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler