pürüzsüz

بَشَرَتِي نَاعِمَةٌ وَلَطِيفَةٌ مِثْلُ بَشَرَةِ الأَطْفَالِ.

Cildim bebeklerinki gibi pürüzsüz ve yumuşak.

هَذِهِ الطَّاوِلَةُ مَلْسَاءُ جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّ كُلَّ شَيْءٍ يَنْزَلِقُ عَلَيْهَا.

Bu masa o kadar pürüzsüz ki üzerinde her şey kayıyor.

مَرَّ الاِجْتِمَاعُ بِسَلَاسَةٍ، وَلَمْ تَحْدُثْ أَيُّ مَشَاكِلَ.

Toplantı pürüzsüz geçti, hiçbir sorun yaşanmadı.

Ayrıca: صَافٍ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler