pürmüz

اسْتَخْدَمَ السَّبَّاكُ مَوْقِدَ اللِّحَامِ لِرَبْطِ الْأَنَابِيبِ.

Tesisatçı, boruları lehimlemek için pürmüz kullandı.

اسْتَخْدَمَ الشِّيفُ الْبَشْبُورِيَّ لِكَرْمَلَةِ سَطْحِ الْحَلْوَى.

Şef, tatlının üzerini karamelize etmek için pürmüz kullandı.

İlişkili Kelimeler