يَجِبُ صَنْفَرَتُهُ لِأَنَّهُ ذُو سَطْحٍ خَشِنٍ.
Pürtüklü bir yüzeye sahip olduğu için zımparalamak gerekiyor.
يَجِبُ صَنْفَرَتُهُ لِأَنَّهُ ذُو سَطْحٍ خَشِنٍ.
Pürtüklü bir yüzeye sahip olduğu için zımparalamak gerekiyor.
وَرَقُ الْحَائِطِ الْمُحَبَّبُ يُضِيفُ نَسِيجًا مُخْتَلِفًا إِلَى الْغُرْفَةِ.
Pürtüklü duvar kağıdı, odaya farklı bir doku katıyor.
قَدْ يَكُونُ الْمَشْيُ عَلَى طَرِيقٍ وَعْرٍ أَمْرًا صَعْبًا بَعْضَ الشَّيْءِ.
Pürtüklü yolda yürümek biraz zorlayıcı olabilir.