pürtelaş

خَرَجَ مِنَ الْمَنْزِلِ فِي عَجَلَةٍ مِنْ أَمْرِهِ لِأَنَّهُ لَمْ يَرْغَبْ فِي التَّأَخُّرِ عَنِ الِاجْتِمَاعِ.

Pürtelaş bir şekilde evden çıktı çünkü toplantıya geç kalmak istemiyordu.

عِنْدَمَا انْطَلَقَ إِنْذَارُ الْحَرِيقِ، رَكَضَ الْجَمِيعُ مَذْعُورِينَ إِلَى الْخَارِجِ.

Yangın alarmı çaldığında herkes pürtelaş bir şekilde dışarı koştu.

İlişkili Kelimeler