püskürtücü

بِفَضْلِ هَذَا الْبَخَّاخِ، يُمْكِنُنِي بِسُهُولَةٍ وَضْعُ الدَّوَاءِ فِي أَنْفِي.

Bu püskürtücü sayesinde ilacı kolayca burnuma uygulayabiliyorum.

يَسْتَخْدِمُ البُسْتَانِيُّ مِرْذَاذًا لِرَيِّ النَّبَاتَاتِ.

Bahçıvan, bitkilere su vermek için bir püskürtücü kullanıyor.

تَتَحَكَّمُ الرَّشَّاشَاتُ الْمُسْتَخْدَمَةُ فِي أَنْظِمَةِ إِطْفَاءِ الْحَرَائِقِ فِي الْحَرِيقِ بِسُرْعَةٍ.

Yangın söndürme sistemlerinde kullanılan püskürtücüler yangını hızla kontrol altına alır.

İlişkili Kelimeler