pırasa

أَعَدَّتْ أُمِّي طَبَقَ الْكُرَّاثِ بِزَيْتِ الزَّيْتُونِ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ.

Annem, akşam yemeği için zeytinyağlı pırasa yemeği yaptı.

حَسَاءُ الْبُورُو يُدَفِّئُنَا فِي الطَّقْسِ الْبَارِدِ.

Pırasa çorbası, soğuk havalarda içimizi ısıtır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler