paklamak

تُنَظِّفُ أُمِّي الْمَنْزِلَ جَيِّدًا كُلَّ صَبَاحٍ.

Annem her sabah evi güzelce paklar.

اِسْتَخْدَمَ الطَّبِيبُ مُطَهِّرًا لِتَطْهِيرِ الْجُرْحِ جَيِّدًا.

Doktor, yarayı iyice paklamak için antiseptik kullandı.

يُسْتَخْدَمُ هَذَا الْجِهَازُ لِتَنْقِيَةِ الْمِيَاهِ مِنَ الْجَرَاثِيمِ.

Bu cihaz, suyu mikroplardan paklamak için kullanılıyor.

Ayrıca: نَزَّهَ

İlişkili Kelimeler