palavracı

ذَلِكَ الرَّجُلُ كَذَّابٌ تَمَامًا، لَا تُصَدِّقُوا مَا يَقُولُهُ.

O adam tam bir palavracı, söylediklerine inanmayın.

لَا أُرِيدُ شِرَاءَ سِلَعٍ مِنْ بَائِعٍ مُخَادِعٍ.

Palavracı bir satıcıdan mal almak istemiyorum.

مُعْظَمُ السِّيَاسِيِّينَ مُفْتَرُونَ وَغَيْرُ صَادِقِينَ.

Politikacıların çoğu palavracı ve dürüst değil.

İlişkili Kelimeler