palaz

لَا تَنْفَصِلُ فِرَاخُ الْبَطِّ فِي الْحَدِيقَةِ عَنْ أُمَّهَاتِهِمْ.

Bahçedeki ördek palazları annelerinin peşinden ayrılmıyor.

صَغِيرُ الطَّائِرِ — صغار الطيور

كَانَتْ صِغَارُ الْإِوَزِّ الَّتِي رَأَيْنَاهَا عَلَى ضِفَافِ الْبُحَيْرَةِ لَطِيفَةً لِلْغَايَةِ.

Göl kenarında gördüğümüz kaz palazları çok sevimliydi.

İlişkili Kelimeler