palazlanmak

نَمَا الْأَطْفَالُ بِسُرْعَةٍ كَبِيرَةٍ فِي الْقَرْيَةِ بِالْهَوَاءِ النَّقِيِّ وَالْأَطْعِمَةِ الطَّبِيعِيَّةِ.

Çocuklar köyde taze hava ve doğal gıdalarla çok çabuk palazlandı.

بَعْدَ الْأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ، بَدَأَتْ شَرِكَتُنَا فِي الِازْدِهَارِ مَرَّةً أُخْرَى.

Ekonomik krizden sonra şirketimiz yeniden palazlanmaya başladı.

İlişkili Kelimeler