فِي حَالَةِ لَدْغَةِ الْأَفْعَى، يَجِبُ إِعْطَاءُ التِّرْيَاقِ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.
Yılan sokması durumunda en kısa sürede panzehir uygulanmalıdır.
فِي حَالَةِ لَدْغَةِ الْأَفْعَى، يَجِبُ إِعْطَاءُ التِّرْيَاقِ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.
Yılan sokması durumunda en kısa sürede panzehir uygulanmalıdır.
يُعْطِي الْأَطِبَّاءُ الْمَرِيضَ مُضَادَّ سُمٍّ عَلَى الْفَوْرِ فِي حَالَاتِ التَّسَمُّمِ.
Doktorlar, zehirlenme vakalarında hastaya hemen panzehir veriyorlar.
يُسْتَخْدَمُ هَذَا النَّبَاتُ كَدَوَاءٍ مُضَادٍّ لِلسُّمُومِ ضِدَّ لَدَغَاتِ بَعْضِ الْحَيَوَانَاتِ السَّامَّةِ.
Bu bitki, bazı zehirli hayvanların ısırıklarına karşı panzehir olarak kullanılıyor.
تِرْيَاق السُّمّ، مُضَادُّ السُّمُومِ