الأَغْنِيَاءُ فِي هَذِهِ المَدِينَةِ يَتَجَوَّلُونَ بِسَيَّارَاتٍ فَاخِرَةٍ.
Bu şehirde paralı insanlar lüks arabalarla geziyorlar.
الأَغْنِيَاءُ فِي هَذِهِ المَدِينَةِ يَتَجَوَّلُونَ بِسَيَّارَاتٍ فَاخِرَةٍ.
Bu şehirde paralı insanlar lüks arabalarla geziyorlar.
هَذِهِ خِدْمَةٌ مَدْفُوعَةٌ، لَا تُوجَدُ نُسْخَةٌ مَجَّانِيَّةٌ.
Bu paralı bir hizmet, ücretsiz sürümü bulunmuyor.
بِأَجْر، مَأْجُور