paravan

حَاجِز — حَوَاجِز

لَقَدْ فَصَلْتُ مِنْطَقَةَ عَمَلِي بِوَضْعِ حَاجِزٍ فِي مُنْتَصَفِ الْغُرْفَةِ.

Odanın ortasına bir paravan yerleştirerek çalışma alanımı ayırdım.

لَدَيَّ سِتَارَةٌ قَابِلَةٌ لِلطَّيِّ أَنِيقَةٌ فِي غُرْفَتِي لِاسْتِخْدَامِهَا عِنْدَ تَغْيِيرِ مَلَابِسِي.

Giyinirken kullanmak için odamda şık bir paravan bulunduruyorum.

كَانَتِ الشَّرِكَةُ تَسْتَخْدِمُ شَرِكَةَ وَاجِهَةٍ لِإِخْفَاءِ أَنْشِطَتِهَا غَيْرِ الْقَانُونِيَّةِ.

Şirket, yasal olmayan faaliyetlerini gizlemek için bir paravan şirket kullanıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler