اتفق صاحب المنزل مع حرفي لـ جعله يبلط الصالون.
Ev sahibi salonu parkeletmek için bir ustayla anlaştı.
اتفق صاحب المنزل مع حرفي لـ جعله يبلط الصالون.
Ev sahibi salonu parkeletmek için bir ustayla anlaştı.
وظفنا فريقا لـ تكليفه بتبليط المكتب الجديد.
Yeni ofisi parkeletmek için bir ekip tuttuk.
أراد المدير أن يجري عملية التبليط لأرضية جميع المكاتب.
Müdür, tüm ofislerin zeminini parkeletmek istedi.