pat pat

كَانَتْ قَطَرَاتُ الْمَطَرِ تَضْرِبُ الزُّجَاجَ مَعَ صَوْتِ فَرْقَعَةٍ.

Yağmur damlaları cama pat pat vuruyordu.

كَانَ الْخَشَبُ يُصْدِرُ أَصْوَاتَ طَقْطَقَةٍ أَثْنَاءَ احْتِرَاقِ النَّارِ.

Ateş yanarken odunlar pat pat sesler çıkarıyordu.

İlişkili Kelimeler