pataklamak

ضَرَبَتِ الشُّرْطَةُ الْمُجْرِمِينَ بَعْدَ الْقَبْضِ عَلَيْهِمْ.

Polis, suçluları yakaladıktan sonra onları patakladı.

لَمْ يَرْغَبِ الْمُعَلِّمُ فِي مُعَاقَبَةِ الطُّلَّابِ الْمُشَاغِبِينَ بِالضَّرْبِ.

Öğretmen, yaramazlık yapan öğrencileri pataklamak istemedi.

İlişkili Kelimeler