patinaj yapmak

اِنْزَلَقَتِ السَّيَّارَةُ عَلَى الطَّرِيقِ الْمُبْتَلِّ.

Araba ıslak yolda patinaj yaptı.

دَارَتْ عَجَلَاتُ الشَّاحِنَةِ فِي مَكَانِهَا فِي الْوَحْلِ.

Kamyonun tekerlekleri çamurda patinaj yaptı.

تَعَثَّرَتِ الْمُفَاوَضَاتُ مُنْذُ أَشْهُرٍ.

Müzakereler aylardır patinaj yapıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler