patlatılmak

أَرَادَ الْإِرْهَابِيُّونَ تَفْجِيرَ الْقُنْبُلَةِ وَسْطَ الْحَشْدِ.

Bomba, teröristler tarafından kalabalığın içinde patlatılmak istendi.

تَمَّ إِطْلَاقُ الْأَلْعَابِ النَّارِيَّةِ لِإِضَاءَةِ اللَّيْلِ.

Havai fişekler geceyi aydınlatmak için patlatıldı.