payandalı

الجِدَارُ المَدْعُومُ جَعَلَنَا نَشْعُرُ بِالرَّاحَةِ لِأَنَّهُ أَكْثَرُ أَمَانًا.

Payandalı duvar, daha güvenli olduğu için içimizi rahatlattı.

الشَّجَرَةُ الْمَسْنُودَةُ فِي الْحَدِيقَةِ صَمَدَتْ عَلَى الرَّغْمِ مِنَ الْعَاصِفَةِ.

Bahçedeki payandalı ağaç, fırtınaya rağmen ayakta kaldı.