paytak

كَانَ الطِّفْلُ يُحَاوِلُ الْمَشْيَ بِخُطُوَاتٍ أَرْوَحَ.

Bebek, paytak adımlarla yürümeye çalışıyordu.

كَانَ يَجِدُ صُعُوبَةً فِي الْمَشْيِ بِسَبَبِ سَاقَيْهِ الْأَفْحَجِ.

Paytak bacakları yüzünden yürümekte zorlanıyordu.

İlişkili Kelimeler