pazarlamak

بَدَأَتِ الشَّرِكَةُ فِي تَسْوِيقِ مُنْتَجِهَا الْجَدِيدِ مِنْ خِلَالِ الْإِعْلَانَاتِ التِّلْفَزْيُونِيَّةِ.

Şirket, yeni ürününü televizyon reklamlarıyla pazarlamaya başladı.

قَامَ بِتَرْوِيجِ كِتَابِهِ عَلَى وَسَائِلِ التَّوَاصُلِ الِاجْتِمَاعِيِّ لِلْوُصُولِ إِلَى جُمْهُورٍ أَوْسَعَ.

Kitabını daha geniş bir kitleye ulaştırmak için sosyal medyada pazarladı.