اصْطَحَبَ الْمُدِيرُ الْمُتَدَرِّبَ الْجَدِيدَ مَعَهُ وَقَامَ بِجَوْلَةٍ فِي جَمِيعِ الْأَقْسَامِ.
Yönetici, yeni stajyeri peşine takarak bütün departmanları gezdirdi.
اصْطَحَبَ الْمُدِيرُ الْمُتَدَرِّبَ الْجَدِيدَ مَعَهُ وَقَامَ بِجَوْلَةٍ فِي جَمِيعِ الْأَقْسَامِ.
Yönetici, yeni stajyeri peşine takarak bütün departmanları gezdirdi.
أَلْحَقَ الْأَبُ ابْنَهُ الصَّغِيرَ بِهِ وَذَهَبَ إِلَى الْحَدِيقَةِ.
Baba, küçük oğlunu peşine takarak parka gitti.
رَافَقَ الْمُعَلِّمُ الطُّلَّابَ وَأَخَذَهُمْ إِلَى الْمَتْحَفِ.
Öğretmen, öğrencileri peşine takarak müzeye götürdü.