فِي الْحَفْلِ، تَمَّ عَزْفُ مُقَدِّمَةٍ مُوسِيقِيَّةٍ طَوِيلَةٍ قَبْلَ أَنْ يَصْعَدَ الْمُغَنِّي إِلَى الْمَسْرَحِ.
Konserde, şarkıcı sahneye çıkmadan önce uzun bir peşrev çalındı.
فِي الْحَفْلِ، تَمَّ عَزْفُ مُقَدِّمَةٍ مُوسِيقِيَّةٍ طَوِيلَةٍ قَبْلَ أَنْ يَصْعَدَ الْمُغَنِّي إِلَى الْمَسْرَحِ.
Konserde, şarkıcı sahneye çıkmadan önce uzun bir peşrev çalındı.
قَبْلَ بَدْءِ الْمُصَارَعَةِ، قَامَ الْمُصَارِعُونَ بِاسْتِعْرَاضِهِمُ التَّقْلِيدِيِّ.
Güreş başlamadan önce pehlivanlar geleneksel peşrevlerini yaptılar.