pembemsi

عِنْدَمَا غَرَبَتِ الشَّمْسُ، تَحَوَّلَتِ السَّمَاءُ إِلَى لَوْنٍ وَرْدِيٍّ فَاتِحٍ، كَانَ هَذَا مَنْظَرًا رُومَانْسِيًّا لِلْغَايَةِ.

Güneş batarken gökyüzü pembemsi bir renge büründü, bu çok romantik bir manzaraydı.

أَوْرَاقُ هَذِهِ الزَّهْرَةِ مَائِلَةٌ إِلَى الْوَرْدِيِّ، تَبْدُو جَمِيلَةً جِدًّا.

Bu çiçeğin yaprakları pembemsi, çok güzel görünüyor.

تَمَّ طِلَاءُ جُدْرَانِ الْغُرْفَةِ بِلَوْنٍ زَهْرِيٍّ، مِمَّا أَضْفَى عَلَى الْغُرْفَةِ جَوًّا دَافِئًا.

Odanın duvarları pembemsi bir renge boyanmıştı, bu da odaya sıcak bir hava katıyordu.

İlişkili Kelimeler