خَدَشَتْنِي الْقِطَّةُ فِي ذِرَاعِي أَثْنَاءَ اللَّعِبِ، لَكِنَّهَا لَمْ تُؤْذِنِي.
Kedi oyun oynarken kolumu pençeledi, ama canımı yakmadı.
خَدَشَتْنِي الْقِطَّةُ فِي ذِرَاعِي أَثْنَاءَ اللَّعِبِ، لَكِنَّهَا لَمْ تُؤْذِنِي.
Kedi oyun oynarken kolumu pençeledi, ama canımı yakmadı.
تَمَخْلَبَ الْأَسَدُ عَلَى فَرِيسَتِهِ لِلْإِمْسَاكِ بِهَا وَأَسْقَطَهَا أَرْضًا.
Aslan avını yakalamak için pençeledi ve onu yere serdi.