pencere açmak

فَتَحَ لِي هَذَا الْكِتَابُ نَافِذَةً عَلَى عَالَمٍ جَدِيدٍ.

Bu kitap, bana yeni bir dünyaya pencere açtı.

سَيَفْتَحُ هَذَا الْمَشْرُوعُ آفَاقًا لِفُرَصٍ جَدِيدَةٍ لِلشَّرِكَةِ.

Bu proje, şirket için yeni fırsatlara pencere açacak.

السَّفَرُ إِلَى الْخَارِجِ يُوَسِّعُ آفَاقَ الْمَرْءِ.

Yurt dışına gitmek, insana yeni bir pencere açar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler