perdahlanmak

Anlamlar

صُقِلَ — يُصْقَلُ · صَقْل

تم صقل هذا السطح المعدني بعملية خاصة.

Bu metal yüzey özel bir işlemle perdahlandı.

تَلَمَّعَ — يَتَلَمَّعُ · تَلَمُّع

تم تلميع حذائي بشكل جيد بالأمس.

Ayakkabılarım dün güzelce perdahlandı.

تَجَلَّى — يَتَجَلَّى · تَجَلٍّ

تجلت الفضيات عندما تم تلميعها.

Gümüş eşyalar perdahlanınca parladı.

تَنَعَّمَ — يَتَنَعَّمُ · تَنَعُّم

تنعمت بشرتها بالعناية المنتظمة.

Cildi düzenli bakımla perdahlandı.

تَحَسَّنَ — يَتَحَسَّنُ · تَحَسُّن

تحسنت بشرتها بالعناية المنتظمة.

Cildi düzenli bakımla perdahlandı.