perde

سِتَار — سُتُر

أُغْلِقُ السِّتَارَ كُلَّ لَيْلَةٍ قَبْلَ النَّوْمِ لِأَنَّ ضَوْءَ الشَّارِعِ قَوِيٌّ.

Sokak ışığı güçlü olduğu için her gece yatmadan önce perdeyi kapatırım.

حِجَاب — حُجُب

كَانَ هَذَا الْحَدَثُ بِمَثَابَةِ حِجَابٍ يُخْفِي الْحَقَائِقَ.

Bu olay, gerçekleri örten bir perde gibiydi.

Ayrıca: غِشَاء، طَبَقَة، حَاجِب