perdelenmek

احْتَجَبَتِ الشَّمْسُ وَرَاءَ الْغُيُومِ.

Güneş bulutların arkasında perdelendi.

اسْتَتَرَتِ الْحَقَائِقُ بِالْأَكَاذِيبِ.

Gerçekler yalanlarla perdelendi.

تَغَطَّتِ الْجِبَالُ بِالضَّبَابِ.

Dağlar sisle perdelendi.

Ayrıca: اِخْتَفَى، تَوَارَى