دَمَّرَ — يُدَمِّرُ · تَدْمِير
دمرت الحرب المدينة وتركت العديد من الناس بلا مأوى.
Savaş, şehri perişan etti ve birçok insanı evsiz bıraktı.
دمرت الحرب المدينة وتركت العديد من الناس بلا مأوى.
Savaş, şehri perişan etti ve birçok insanı evsiz bıraktı.
أتلفت العاصفة الحديقة، وتضررت الزهور والأشجار.
Fırtına, bahçeyi perişan etti, çiçekler ve ağaçlar zarar gördü.
أحزنه الخبر السيئ ولم يتمكن من التخلص من حزنه لأيام.
Kötü haber, onu perişan etti ve günlerce üzüntüsünden kurtulamadı.