pervasız

تَسَبَّبَ السَّائِقُ الْمُتَهَوِّرُ فِي حَادِثٍ مُرُورِيٍّ بِتَجَاوُزِهِ الْإِشَارَةَ الْحَمْرَاءَ.

Pervasız sürücü, kırmızı ışıkta geçerek kazaya neden oldu.

بِسَبَبِ سُلُوكِيَّاتِهِ الطَّائِشَةِ، وَقَعَ فِي مَشَاكِلَ عِدَّةَ مَرَّاتٍ.

Pervasız davranışları yüzünden birçok kez başı belaya girdi.

جَرَحَ أَصْدِقَاءَهُ لِأَنَّهُ تَصَرَّفَ بِطَرِيقَةٍ غَيْرِ مُبَالِيَةٍ.

Pervasız bir şekilde davrandığı için arkadaşlarını kırdı.