pervasızca

عَرَّضَ السَّائِقُ الشَّابُّ الْمُتَهَوِّرُ السَّائِقِينَ الْآخَرِينَ لِلْخَطَرِ بِالْقِيَادَةِ بِسُرْعَةٍ.

Genç sürücü, pervasızca hız yaparak diğer sürücüleri tehlikeye attı.

أَنْفَقَ أَمْوَالَهُ بِطَيْشٍ، مِمَّا أَدَّى إِلَى اسْتِنْفَادِ كُلِّ مُدَّخَرَاتِهِ فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ.

Pervasızca para harcayarak kısa sürede tüm birikimini tüketti.

جَرَحَ مَشَاعِرَ أَصْدِقَائِهِ بِالتَّصَرُّفِ بِلَامُبَالَاةٍ.

Pervasızca davranarak arkadaşlarının duygularını incitti.