petek

مَلَأَتِ النَّحْلَاتُ أَقْرَاصَ الْعَسَلِ بِالْعَسَلِ.

Arılar petekleri bal ile doldurmuşlardı.

مُشِعَّاتُ التَّدْفِئَةِ لَا تَسْخُنُ، يَجِبُ فَحْصُ الْغَلَّايَةِ.

Kalorifer petekleri ısınmıyor, kombiye baktırmak lazım.

فَحَصَ النَّحَّالُ خَلَايَا النَّحْلِ بِعِنَايَةٍ.

Arıcı, petekleri dikkatlice kontrol etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler