peyderpey

سَدَّدْتُ دَيْنِي تَدْرِيجِيّاً حَتَّى انْتَهَيْتُ مِنْهُ فِي النِّهَايَةِ.

Borcumu peyderpey ödeyerek sonunda bitirdim.

بَدَأَ الطَّقْسُ يَدْفَأُ شَيْئاً فَشَيْئاً وَجَاءَ الرَّبِيعُ.

Hava peyderpey ısınmaya başladı ve bahar geldi.

İlişkili Kelimeler