لَقَدْ نَشَأَ كَابْنٍ غَيْرِ شَرْعِيٍّ وَعَانَى الْكَثِيرَ مِنَ الصُّعُوبَاتِ.
O, bir piç çocuk olarak büyüdü ve çok zorluk çekti.
لَقَدْ نَشَأَ كَابْنٍ غَيْرِ شَرْعِيٍّ وَعَانَى الْكَثِيرَ مِنَ الصُّعُوبَاتِ.
O, bir piç çocuk olarak büyüdü ve çok zorluk çekti.
تَمَّ تَهْمِيشُهُ فِي الْمُجْتَمَعِ لِأَنَّهُ لَقِيطٌ.
Piç olduğu için toplumda dışlandı.
إِنَّهُ وَغْدٌ بِكُلِّ مَعْنَى الْكَلِمَةِ، لَا يُمْكِنُ الْوُثُوقُ بِهِ.
O tam bir piç, kimseye güvenilmez.
Ayrıca: نَغْل
وَلَد نَغْل، اِبْن نَغْل، اِبْنُ زِنًا