pişirmek

Anlamlar

طَبَخَ — يَطْبُخُ · طَبْخ

أمي تريد أن تطبخ وجبة لذيذة للعشاء.

Annem akşam yemeği için lezzetli bir yemek pişirmek istiyor.

خَبَزَ — يَخْبِزُ · خَبْز

يستيقظ الخباز مبكرا كل صباح لخبز خبز طازج.

Fırıncı her sabah taze ekmekler pişirmek için erkenden kalkar.

طَهَى — يَطْهُو · طَهْي

الشيف يعمل في المطبخ ليطهي وجبة خاصة للضيوف.

Şef, misafirler için özel bir yemek pişirmek üzere mutfakta çalışıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler