قِمَّة — قِمَم
وَصَلَ الْمُتَسَلِّقُونَ أَخِيرًا إِلَى الْقِمَّةِ بَعْدَ تَسَلُّقٍ شَاقٍّ.
Dağcılar, zorlu bir tırmanışın ardından nihayet pik noktasına ulaştılar.
وَصَلَ الْمُتَسَلِّقُونَ أَخِيرًا إِلَى الْقِمَّةِ بَعْدَ تَسَلُّقٍ شَاقٍّ.
Dağcılar, zorlu bir tırmanışın ardından nihayet pik noktasına ulaştılar.
تَصِلُ الْفَنَادِقُ إِلَى ذِرْوَةِ الْإِشْغَالِ خِلَالَ مَوْسِمِ السِّيَاحَةِ.
Turizm sezonunda oteller doluluk oranının pik yaptığı zamanlar oluyor.
وَصَلَتْ مَسِيرَةُ الْفَنَّانِ الْمِهْنِيَّةُ إِلَى أَوْجِهَا مَعَ هَذَا الْمَعْرِضِ.
Sanatçının kariyeri, bu sergiyle birlikte pika ulaştı.