pisi

كَانَ الْأَطْفَالُ يَلْعَبُونَ مَعَ الْبَسَّةِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Çocuklar bahçede pisi ile oynuyorlardı.

كَانَتِ الْهُرَيْرَةُ لَطِيفَةً لِلْغَايَةِ.

Pisi çok sevimliydi.

اصْطَادَ الصَّيَّادُ سَمَكَ مُوسَى الْيَوْمَ.

Balıkçı, bugün pisi yakaladı.

İlişkili Kelimeler