كانت الجريمة مُدَبَّرة مسبقًا.
Suç önceden planlıydı.
كانت الجريمة مُدَبَّرة مسبقًا.
Suç önceden planlıydı.
الْعَمَلُ بِطَرِيقَةٍ مُخَطَّطَةٍ هُوَ مِفْتَاحُ النَّجَاحِ.
Planlı bir şekilde çalışmak başarıya ulaşmanın anahtarıdır.
عَيْشُ حَيَاةٍ مُنَظَّمَةٍ يُقَلِّلُ مِنَ التَّوَتُّرِ.
Planlı bir hayat sürmek stresi azaltır.
Ayrıca: مُرَتَّب
تَخْطِيطِيّ