وَصَلَتِ الشُّرْطَةُ بَعْدَ دَقَائِقَ مِنَ الحَادِثِ وَسَأَلَتِ النَّاسَ عَمَّا رَأَوْهُ.
Polis kazadan birkaç dakika sonra geldi ve insanlara ne gördüklerini sordu.
وَصَلَتِ الشُّرْطَةُ بَعْدَ دَقَائِقَ مِنَ الحَادِثِ وَسَأَلَتِ النَّاسَ عَمَّا رَأَوْهُ.
Polis kazadan birkaç dakika sonra geldi ve insanlara ne gördüklerini sordu.
سَأَلْنَا رَجُلَ الشُّرْطَةِ الْوَاقِفَ أَمَامَ الْمَدْرَسَةِ عَنِ الطَّرِيقِ إِلَى الْمَحَطَّةِ.
Okulun önünde duran polise istasyona giden yolu sorduk.
الشُّرْطِيُّ يُسَاعِدُ النَّاسَ وَيُحَافِظُ عَلَى الْأَمْنِ.
Polis insanlara yardım eder ve güvenliği sağlar.
رَجُل الشُّرْطَة، دَرَك