porsumak

بَدَأَتِ الزُّهُورُ فِي المِزْهَرِيَّةِ بِالذُّبُولِ فِي غُضُونِ أَيَّامٍ قَلِيلَةٍ.

Vazodaki çiçekler birkaç gün içinde porsumaya başladı.

تَذَبَّلَتِ الأَوْرَاقُ المُتَبَقِّيَةُ فِي الشَّمْسِ بِسُرْعَةٍ.

Güneşte kalan yapraklar hızla porsudu.

İlişkili Kelimeler