أُحِبُّ شُرْبَ كُوبٍ مِنْ عَصِيرِ البُرْتُقَالِ فِي وَجْبَةِ الإِفْطَارِ كُلَّ صَبَاحٍ.
Sabah kahvaltısında bir bardak portakal suyu içmeyi çok severim.
أُحِبُّ شُرْبَ كُوبٍ مِنْ عَصِيرِ البُرْتُقَالِ فِي وَجْبَةِ الإِفْطَارِ كُلَّ صَبَاحٍ.
Sabah kahvaltısında bir bardak portakal suyu içmeyi çok severim.
أَكَلْتُ بُرْتُقَالَةً وَاحِدَةً بَعْدَ الْغَدَاءِ الْيَوْمَ.
Bugün öğle yemeğinden sonra bir portakal yedim.