puan almak (veya kazanmak)

حَصَلَ الْفَرِيقُ عَلَى نِقَاطٍ مُهِمَّةٍ مِنْ خِلَالِ اللَّعِبِ بِشَكْلٍ جَيِّدٍ لِلْغَايَةِ فِي الْمُبَارَاةِ الْأَخِيرَةِ.

Takım, son maçta çok iyi oynayarak önemli puanlar aldı.

اسْتَحَقَّ الطَّالِبُ الْحُصُولَ عَلَى مِنْحَةٍ دِرَاسِيَّةٍ مِنْ خِلَالِ كَسْبِ دَرَجَةٍ عَالِيَةٍ فِي الِامْتِحَانِ.

Öğrenci, sınavda yüksek puan alarak burs kazanmaya hak kazandı.

رِيَاضِيُّونَا حَقَّقُوا نِقَاطًا كَثِيرَةً فِي الْبُطُولَةِ.

Sporcularımız şampiyonada birçok puan aldılar.

Ayrıca: نَالَ نِقَاطًا

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler