نَصَبَ الْجُنُودُ كَمِينًا فِي الْغَابَةِ لِانْتِظَارِ الْعَدُوِّ.
Askerler, düşmanı beklemek için ormanda pusu kurdular.
نَصَبَ الْجُنُودُ كَمِينًا فِي الْغَابَةِ لِانْتِظَارِ الْعَدُوِّ.
Askerler, düşmanı beklemek için ormanda pusu kurdular.
اللُّصُوصُ تَرَبَّصُوا بِالضَّحِيَّةِ فِي زَاوِيَةِ الشَّارِعِ.
Hırsızlar, sokağın köşesinde kurbanlarına pusu kurdular.
الْأَسَدُ كَمَنَ لِلْغَزَالِ فِي الْعُشْبِ الطَّوِيلِ.
Aslan, uzun otların içinde ceylana pusu kurdu.
نَصَبَ الكَمِين