puzzle

كَانَ الْأَطْفَالُ يَقُومُونَ بِحَلِّ أُحْجِيَّةٍ كَبِيرَةٍ مَعًا.

Çocuklar birlikte büyük bir puzzle yapıyorlardı.

لُغْز — أَلْغَاز

هَذَا اللُّغْزُ صَعْبٌ لِلْغَايَةِ، لَقَدْ كُنْتُ أَعْمَلُ عَلَيْهِ لِسَاعَاتٍ.

Bu puzzle çok zor, saatlerdir uğraşıyorum.