فَتَحَ الْخَطَّاطُ الْمِرْهَجَةَ بِعِنَايَةٍ وَجَفَّفَ الْحِبْرَ عَلَى الْكِتَابَةِ.
Hattat, rıhdanı dikkatlice açarak yazıdaki mürekkebi kuruttu.
فَتَحَ الْخَطَّاطُ الْمِرْهَجَةَ بِعِنَايَةٍ وَجَفَّفَ الْحِبْرَ عَلَى الْكِتَابَةِ.
Hattat, rıhdanı dikkatlice açarak yazıdaki mürekkebi kuruttu.
كَانَ وِعَاءُ التَّجْفِيفِ مَوْجُودًا دَائِمًا عَلَى مَكْتَبِ الكِتَابَةِ.
Rıhdan, yazı masasının üzerinde her zaman hazır bulundurulurdu.